28 Şubat 2009

herşeyin nedeni

neden?

herhangi bir insanın en çok sorduğu sorudur sanırım bu.. neden?

çünkü herşeyin bir nedeni vardır denilir. doğru mudur? nedeni var mıdır herşeyin?

düşünmek gerek.. nedensiz bir şey yapabilir misiniz? bir örnek vermeye çalışın kendi kendinize.. yapacağınız herşeyde mutlaka bir neden bulacaksınız..

herşeyin bir nedeni olduğunu düşünmek uçsuz bucaksız geliyor insana.. küçük parçalardan başlayalım işte o zaman... nedenleri oluşturan bizleriz. her bir birey davranışları, düşünceleri ile yeni bir oluşuma neden oluyor. daha sonra o oluşumlar, gelişip şekillenerek başka şeylere neden oluyor. mutlaka bir sebep sonuç ilişkisi oluşuyor yani...

o yüzden kendi yaptıklarımıza bakıyoruz işte.. neden var her yaptığımızın ardında.. mutlaka bir sebep. bu belki yaşadıklarımız, belki yaşamak istediklerimiz yüzünden olabilir. neden herşey olabilir ama mutlaka bir neden var yaptıklarımızın ardında..

peki nedir bu neden her yaptığımıza musallat olan?

herşeyin bir başlangıcı olduğuna inanmaya benziyor bu.. nedenselliğin bir başlangıcı olduğunu düşünmek işte..

insanın nedensizce yaptığı şeyle başlıyor herşey.

bir doğruyu kabul etmek.

çünkü doğruyu kabul etmek için bir sebep yoktur. doğrudur o. reddetmek için bir sebebiniz olabilir ama doğruyu kabul etmek demek zaten kendiliğinden gelen birşeydir.

kabul edersiniz. reddetmek için bir sebebiniz yoksa tabii.

buna da kılıf uydurup "reddetmek için bir sebebim yoktu. neden bu. bu yüzden kabul ettim" diyebilirsiniz.. ama aslında nedeni yoktur doğruyu kabul etmenizin.

ispatı yoktur yani. aksiyom gibidir.

ve bu noktada doğruları kabul ettikten sonra yapacağınız herşey temelde bu aksiyomlarla nedensellik ilişkisi kurar.. yani yaptığınız herşeyi bu doğrulara bağlarsınız.

burda tabii doğrular diyerek geçtiğimiz şeyler doğruluğu ispatlanmış olan şeyler.. ya da yine aksiyomlardır. yani size iyilik yapmak doğru gelebilir. ama bu onun doğru olduğunu göstermez eğer ispatlanmamışsa..

doğruluğu ispatlanmamış olan bir şeye doğru diyorsanız.. mutlaka bir sebep vardır bunu doğru kabul edişinizde.. bu belki bir hatadır belki de değildir. sonuçta ispatlanmamış olması yanlış olduğunu da göstermez.

ama kesin olan bir şey vardır ki.. insanoğlunun doğruluğu ispatlanmış şeyleri doğru kabul etmek dışında her yaptığı şeyin arkasında bir neden vardır.

bu nedenselliğin ne olduğu mühim değil. insanın nedensellik dışında bir şeyler yapmış olması mühim.

saf olan, sebepsiz olan, kişisellik karışmamış olan tek şeyi ortaya çıkarıyor bu çünkü. ispatlanabilir olan şeyler dışında insanların kendi evrenlerini oluşturdukları ortaya çıkıyor burdan. her düşündüğünün arkasında bir nedensellik olduğu çıkıyor ortaya..

daha ne olabilir ki?

27 Şubat 2009

benden bir parça

bilemiyorum belki şu sıralar yaşadıklarım bunları düşünmeme sebep olan... ya da hep böyle düşündüm ama yeni dillenecek söyleyeceklerim.

her geçen gün tekerleği tekrar icat etmek için uğraşıyorum sanırım.. herşeyi, tüm normları silip baştan daha insancıl veya daha bencil hisler benimsiyorum... egoyu anladığım düşünüyorum gün geçtikçe... başlığı atarken doğru söylemişim galiba.. life is a masturbation... yaşayan biz değiliz de egolarımız sanki... adalete inanıp ahlağa inanıp egolarımızı şişirmişiz sadece. doğamızda bencillik var mı yok mu tartışmışız hep.. oysa ki bence insanın tanımı bu. ego... ben...

bencillik insana neler yaptırıyor değil mi.. iyilik mesela... insan iyilik umduğu için iyilik yapıyor sanki.. bugün bakkalın kontörlü telefonundan bir telefon yapan kadına kulak misafiri oldum... herşeyinden vazgeçmiş.. umudu kalmamış.. öylesine bi iyilik timsali ki karşısındakine iyi misin diye soruyor ve o kadar, kapatmak istiyor sonra.. ağlıyordu bi yandan üzüldüm haline... karşısındaki bir iyilik eli uzatsa kendisine gözleri ışıl ışıl olacak tekrar ve şükredecek düşündüğü iyiliğe... düşünün doğanızı düşünün.. kaybedecek hiç bir şeyiniz yok artık kalmamış.. ve siz iyilik yapıyorsunuz.. hıh.. neden? eğer umudunuz olmasa hiç, bi inancınız yoksa bi korkunuz yoksa kötülükten, yaşamınızı kaybetmekten kötü olmamayı seçebilir miydiniz? onurlu ölmeyi mi tercih ederdiniz? iyilik timsali.. sizi iyi anacaklarını düşünerek? hala bir ego var işin içinde farkında mısınız? "onurlu" olmak asıl amaç iyi olmak değil...

iyi olmak bugün hayatta kalmak için gerekli.. şartlarınız iyi ise tabii.. iyi iseniz iyilik beklersiniz.. iyi iseniz iyilik bulursunuz.. iyi iseniz arkadaşınız vardır. iyi iseniz dostlarınız vardır.. iyiler yalnız değildir çünkü... ya kötü iseniz? insanlar kötülük bekler sizden ve güvenemezsiniz kimseye kötüsünüz diye yok edebilirler sizi her an.. iyilik bekleyemezsiniz ki kimseden... zordur o yüzden kötü olmak.. yalnız olmaktır çünkü.. dua edecek bir tanrınız olmaması gibidir.. çaresiz anlarınızda bir umut kapınız olmamasıdır.. dayanması güçtür muhtemelen..

evrimin getirdiği noktada hayat getirdi iyiliği... ve hepimiz bunun bir parçası olduk...

matematik de iyilik diye bişey yoktur.. kötülük de yoktur.. o yüzden severim matematiği... hayat da böyle olsa nasıl olurdu ki?

aydınlanmış olmak mıdır bu normlardan arınmak.. yani hiç birşeye inanmadan hiç birşeyden korkmadan hiç birşey beklemeden iyilik yapmak nasıl bir şeydir? egonuzla ters düşer aslında çünkü egonuz kendisi için yaşayacaktır.. ve bu iyilik yapmayı gerektirmez.. hayatta kalmaya çalışır daha ziyade.

bi tek aşık olmak bu durumun dışına çıkıyor sanırım.. o yüzden davranış bozukluğu olarak görülür ya.. doğru galiba.. :) aşıkken insan kendisine zarar verse de iyiliği seçebiliyor.. bir şey beklemeden..

iyilik ve kötülükten öte olan birşey var ama matematikte.. doğruluk.. tanımladığınız aksiyomlar çerçevesinde matematikte bir doğru vardır her zaman.. aksiyomlar egonuz olsun hayatınız da doğru cevapları olan sorularla dolu bi serüven..

iyilik ya da kötülük yok bunlar insanların uydurmacası, evrimin getirdiği nokta bizleri.. doğru ama hep vardı hep de var olacak.. doğruyu bulmak gerek hep...

jedi'ları severim hep.. bir çok arkadaşım daha karizmatik olduğundan sith'leri tercih etse de.. jedi'lar iyi değildir.. light side iyi değildir yani... amaç iyilik değildir bence orda doğruluktur "greater good" diyolar ona ama esası doğruluk siz bana inanın :)

jedi'lar doğruyu yapmak için bazen iyiliği bazen de size kötülük olarak gelecek acımasız gelecek yolları seçebilirler.. ve ne kadar zorlansalar da doğruyu seçebiliyorlar ya işte bu onları mükemmel yapan, onurlu yapan...

benim tercih ettiğim de bu noktada iyilik değil, doğruluk da değil..
mükemmellik... kusursuzluk...

iyilik kusursuz değildir.. bencilcedir
ama doğruluk öyle değil
doğruluk kusursuzdur..
mükemmeldir.

normlar bozuyor bu mükemmelliği, tabular, inançlar, kurallar.... insanlar bozuyor bu mükemmelliği...

hayatımda öğrendiğim en önemli şeylerden birisini hannibal lecter'dan öğrenmiş olmam ne gariptir :)

"basitlik"

basitlik de mükkemmeldir.. kompleks olan spesifik olan herşey mükemmelikten uzaklaşır.. zorlaşır çünkü mükemmel olmak.. her eklenen parçayla birlikte güçleşir mükemmeliği ayakta tutmak..

basit olmak gerek o yüzden. sade olmak gerek..

renkler o yüzden çok güzeldir. basittirler, sadedirler ve rahatlatırlar. hayran bırakırlar kendilerine..

insana nefis bir tat verir mükemmel olan bir şeyi görmek.. matematik öyledir mesela.. ya da dizayn öyledir.. ya da kurgu..

kendi tanımladığınız kurgu içerisinde bozulmaz bir bütünlük yakalamak.. kusursuzca tanımlamak.. o zaman işte hayran bırakır bir film...

filmlerdeki aşklar o yüzden cazip gelir insanlara... 2 saate sığdırılmış bir aşk konusunda ne bilebilirsiniz ki yoksa? tanımlanan şeyler dahilinde mükemmeldirler sadece ve bu mükemmelliktir insana cazip gelen... çekici gelen...

aktör olmak istemişimdir hep... size verilen bir karakter kurgusunu o kurgunun basitliği dahilinde mükemmel portreleyebilirsiniz çünkü.. mükemmel olmak için bir fırsattır bu...

kolay değildir.. basittir, temel öğeleri vardır sadece, çok kompleks değildir. bir çerçevesi vardır işte sınırlıdır.

sınırlı olan şey basittir...

sonsuz der insanlar ve vardır sonsuzluk diye birşey.. ne olduğunu bilemeyiz hiç.. algılayamayız ama vardır aslında biliriz.. tanımlayamayız... anlatamayız asla... ve varlığında mükemmellikten uzaklaştırır bizi, mükemmel olamayız hiç...

o yüzden özeniriz mükemmel olan şeylere.. bir filmdeki karaktere hayran kalırız bazen... bazen bir şarkıya.. iki çift söz eder bir şarkı ve size yaşadıklarınızı daha derin hissettirir ya.. mükemmel gelir ya, aradığım bu dersiniz ya... odur işte aradığınız.. mükemmellik...

değişir mükemmellik.. siz ona yaklaştıkça o sizden uzaklaşır ondan değişir hep... o şarkıyı sevmez olursunuz bir süre sonra başka bir şarkı mükemmel gelir size..

ordan oraya uçar insan.. mükemmeli ararken.. mükemmelse hep değişir.

mükemmeli ne zaman bulursunuz biliyor musunuz? aşık olduğunuzda.. ilk öpüştüğünüz anda mükemmelsinizdir. o sizsinizdir işte. ilk el ele tutuştuğunuzda mükemmel ordadır, sizinledir.. gözleridir mükemmel olan, gülümseyişidir.

ve siz mükemmeli bulduğunuzda yine de elinizden kaçırır mısınız? bırakır mısınız?